Yazı Detayı
09 Eylül 2019 - Pazartesi 12:17 Bu yazı 430 kez okundu
 
Tonya’da “3-Z” ve ERDOĞAN
Hayri Yıldız
 
 

Ziyaret”, “ziyafet” ve “zarafet” beşerî ilişkilerin üç önemli ayağıdır. Bu üç husus zarifliğin, inceliğin, kibarlığın en önemli unsurlarıdır.

1980’li yıllarda işbirlikçi oligarşinin militer kadrolarının “despotik” bir gösterisi niteliği taşıyan Kenan Evren ziyaretini saymazsak, bir ziyaret fenomeni olarak hayranlık uyandıracak kadar dikkat çekici yönüyle ve gerçek bir sivil otoritenin temsilcisi sıfatıyla ilk cumhurbaşkanını ağırladı güzel ilçemiz; R.Tayyip Erdoğan.

***

Ziyaret”, zarif insanın en önemli ilk özelliğidir. Çünkü ziyaret ile mesafeler yakınlaşmakta, göz göze gelinmekte, diz dize olunmaktadır. Dolayısıyla ziyaret, zarafete açılan önemli bir beşerî iletişim kapısıdır.

Ziyafet” ise, insanları konuk edip ağırlamak, dostlarla buluşma anlarıdır. Böyle ortamlar, kardeşlik tesisi noktasında da önemli dönemlerdir. Nitekim denilir ki: “Aynı sofradan yemek yiyenler aynı memeden beslenenler gibi kardeş olurlar.” Ziyafet vermenin insanı mutlu eden bir tarafı da vardır; insanda başkalarına faydalı olunca vücudunda mutluluk hormonunun salgılandığı bilgisi de bu manada çok anlamlıdır.

O halde bu iki unsurun bütünleşerek bitişik fotoğrafta nasıl bir “zarafet’e” dönüştüğünü göreceksiniz;

Ziyaretin bir ziyafete, oradan da bir “zarafet’e…” bürünmesi.

R.Tayyip Erdoğan üst düzey bir siyasi zekaya, “inanç” merkezli güçlü bir “zihin” ve liderlik vasfına sahip olmanın yanında, zarif, duygusal zekâsı yüksek, kalbî hassasiyeti gelişmiş duyarlı bir insandır.

Şu fotoğrafa bir bakın; adeta bir kültür elçisi hüviyetine bürünmüş, “baş-kol-ayak” konumlanmasında sağlanan uyumun anlamlı bir devinim jestini yansıtmış olması ve beraberinde “Mona Lisa” klasiği bir gülücükle dışa vuran, yaşadığı mekânın duygularını ve düşünceleri belirtecek biçimde yüz kaslarının “mimik-sel” bir bütünleşmesiyle simgeleyen o küçük kız.

Ve “kültür elçisi” o küçük kızı, “kozmik bilinç” sahibi yaratıcının her erkeğe yüklediği “misyon” gereği bir “erk”, bir “güç merkezi” ya da “ademi merkeziyet” sıfatıyla “koruyucu”, “kollayıcı” ve “kucaklayıcı” elleriyle omuzundan tutup, görünmeyen sağ ayağıyla “destek noktasını” belirleyen, görünen sağ ayağını da “yanında olma” konumuna getirip “form”u tamamlayan bir cumhurbaşkanı.

Ve yüzünde, “sevgi” ve “mutluluk” kavramlarını, “sevinç” ve “güven” gibi temel duygu vurgulayıcılarıyla bütünleştirmiş bir ifade hâkim.

***

Elbette ki böylesine “doğal yapılar”ın ya da “görkemli form”ların bir mühendisliği yoktur; kendiliğinden oluşuverirler. Ama arka planda bir kurgulayıcısı ya da organizatörü vardır mutlaka.

Bu aktör de hiç kuşkusuz Salih CORA’dır; genç yaşına rağmen serpilip gelişen “siyasi zekâsı” ile “alan çalışmaları” pratiğinde kısa zamanda epey mesafe kateden ve ilçemiz tarihinde ikinci kez M.Vekili seçilen Sayın Salih Cora.

Kendisi de iyi biliyor ki, temsil ettiği ilçenin masaya sürebileceği iki kartı vardır; birisi “ticaret”, diğeri ise “turizm.” Birincisi olmadı ve ilçemiz, “çimento” üretimi için var olan yeraltı zenginliğini kullanamadı ve bu şansı yitirdi. İkinci kartı ise “turizm”dir. Bunun için de yapılacak en üst düzey girişim, bir “ziyaret fenomeni” olarak cumhurbaşkanı sayın Erdoğan’ı ilçesine taşımaktı. Ardından bu ziyareti siyasi bir “ziyafet”e, oradan da görüldüğü gibi muhteşem bir kombinasyonla bir “zarafet”e dönüştürmekti. Bunu da başardı. Kendisini kutlamak ve yanında “yer almak”, her birimizin yöremize ve ülkemize karşı sorumlu bir “birey olma” borcudur.

***

Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan’ a gelince, görünürde sakin bir okyanusa benzer; fotoğrafta da görüldüğü gibi. Ama aynı Erdoğan, bir anda “ateş” ve “buz” olur ve o sakin okyanus birdenbire bir fırtınaya dönüşür. Kayalar paramparça olur ve deniz gemileri yutar. Bir amazon kadar “gururlu”, aynı zamanda bir ayna kadar “kırılgan” ve de “onurlu.”

Nasıl fırtınaya dönüşmesin ki?

Tonya Haber” internet sitesinin manşetinde şöyle bir başlık vardı:

Erdoğan Elikbeli’nde otel açtı.” (Erikbeli diye biliyorum)

Böylesine seviyesi düşük ve küçümseyici tavır, Erdoğan’ı değil, beslendiğin memeyi küçültür.

Böylesine anonim bir kibirlik, Erdoğan’değil, kendi bölgeni hakir görmektir.

Böylesine bir davranış, Erdoğan’ın önünü değil, kendi ırmaklarındaki değirmenlere su taşıyan hayat damarlarını tıkarsın.

***

“Turizm” denen olgu, ekonomik, kültürel, teknik ve benzeri önlemlerin ve yapılan çalışmaların tümünü kapsadığından, aslında bir “yatırım” sorunudur.

Turistlerin yaşadıkları yer dışında seyahat ettikleri bir yerin “destinasyon” olarak kabul edilebilmesi için birtakım özelliklere sahip olması gerekmektedir.

Destinasyonu oluşturan bu özellikler; “çekicilikler”, “ulaşılabilirlik”, “tesisler”, “paket turlar”, “etkinlikler” ve “destekleyici hizmetler” olmak üzere birkaç kategoride toplamak mümkündür. Başta çekicilikler olmak üzere belirtilen bu özellikler, destinasyonların fonksiyonel özellikleridir. Fonksiyonel özellikleri dışında destinasyonların öne çıkan diğer algısal özellikleri “destinasyon imajı” ve “marka kişiliği”dir. Söyler mi bize acaba Tonya Haber, İlçemiz için bir marka kişiliği yaratmak için başkaca nasıl bir yol ve yöntem izlenmeli?

***

Ne yazık ki siyasal dünyamızın bir kısmında halen daha var olan bu tür “sivil sapmalar”, halen daha “ilkellik”, “gericilik” ya da “irticai” gibi içi boş ve aşınmış kavramları, politik bir çiklet gibi devamlı ağızlarına dolayıp durmakta ve popülist kolaycılıklarını aşamamışlık statükosuyla kendilerini, normal dışı bir “avuntu” mekanizmasıyla pazarlamaya devam ediyorlar.

***

Ama biz yine de durgun ve sakin olalım ve bu kardeşlerimize Yunus’un dilinden seslenelim:

 

Söz ola kese savaşı

Söz ola kestire başı

Söz ola âğulu aşı

Yağ ile bal ede bir söz

 
Etiketler: Tonya’da, “3-Z”, ve, ERDOĞAN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Şubat 2020
Tonya ve “3K” Özentisi!
524 Okunma.
30 Ocak 2020
Kar...
333 Okunma.
16 Aralık 2019
Devlet, Otorite ve “Efendi-Köle İlişkileri”
656 Okunma.
25 Kasım 2019
Yaylalarda Mutfaklar Küçük Olur!
429 Okunma.
29 Ekim 2019
Cumhuriyet ve "Mirati Baba.."
643 Okunma.
15 Ekim 2019
Toprağın Sırrı ve Barış Pınarları
503 Okunma.
28 Ağustos 2019
Anadolu Pedagojisi, Kadına Şiddet ve “Kalem Suresi”
788 Okunma.
16 Ağustos 2019
Kazın Ayağı Öyle Değil!
1051 Okunma.
02 Ağustos 2019
Uzungöl’de “Yabancı El Sendromu”
791 Okunma.
02 Temmuz 2019
İstanbul Seçiminde “Zombik Sistemler”
425 Okunma.
20 Haziran 2019
Türk Solu, Maçoğlu ve “Dersim’in Vahşi Kartı” (2)
432 Okunma.
28 Mayıs 2019
Komünizm, Maçoğlu ve “Dersim’in Vahşi Kartı (1)”
557 Okunma.
10 Mart 2019
Seçimler, Belediyeler ve Beklentiler… (1)
817 Okunma.
03 Şubat 2019
Sebzelerin Köyü; “Ölüm Tarlaları Stratejisi”
496 Okunma.
09 Ocak 2019
Eleştiri mi? Yoksa gizli bir “hayranlık” mı?
569 Okunma.
05 Ocak 2019
Yılbaşı’nın Arka Bahçesi
437 Okunma.
25 Aralık 2018
“Lapis Lazuli Koridoru”nun Jeo-politiği (Yeni İpek Yolu)
587 Okunma.
06 Aralık 2018
Horus’un Gözleri ve “Trabzon”
598 Okunma.
26 Kasım 2018
Öğretmen, eğitmen mi, yoksa bir öğreten mi?
466 Okunma.
12 Kasım 2018
Tonya Koop. Serüveni
963 Okunma.
29 Ekim 2018
Edison’un Annesi ve “And İçme…”
816 Okunma.
28 Ağustos 2018
Sosyete İftirası; “Spekülatif Atak”
720 Okunma.
31 Temmuz 2018
İmar Barışı veyahut “Kent Hakkı”
770 Okunma.
20 Mayıs 2018
Muharrem Bey’in Matematiği ve “Sıfır”
842 Okunma.
30 Nisan 2018
Seçim 2018 ve “Denge Analizi”
944 Okunma.
30 Mart 2018
Çitrakarna Meral!
1189 Okunma.
15 Ocak 2018
Tonyalı Hacı Hasan Efendi’nin Anısına…
1032 Okunma.
Haber Yazılımı